LEVTEMS

Özgün içeriklerin adresi…

İnkalar Ve Mayalar; Dünyanın Merak Ettiği Toplumlar

Bugün sizlerle tarihte bir yolculuğa çıkacağız. İnkalar ve Mayaları tanıyacak.O zamanlara gidip bu toplumların misafiri olacağız. Hangi coğrafyalarda kurulduklarını, neler ile uğraştıklarını öğreneceğiz.Şimdiden keyifli okumalar…

İnkalar ve maya uygarlığı hakkında bilgi

Mayalar

Eski Maya uygarlığı dünyamızdaki en etkileyici kültürlerden biriydi. Bu etkiyi yaratan faktörler düşünüldüğünde bugün dahi Mayaların merakla karşılanıyor olmasına oldukça makul nedenler sunulabilir. Bununla beraber Maya Uygarlığı konusundaki bitmek bilmeyen merakın ana nedeni ise muhtemelen bu kadar gelişmiş bir kültürün açıklanamaz ani çöküşüdür.

Maya uygarlığı hakkında bilgiler

Bu yazımızda İlginizi Çekebilir! İskandinav Ülkeleri; Dünyanın En Mutlu Ülkeleri

Mayaların Yaşadığı Coğrafya

Cristof Colomb’dan önce bir Orta Amerika uygarlığı olan Mayalar, Meksika’nın doğusuna uzanan bir bölgede hüküm sürmüşlerdir. Bu uygarlık M.Ö. 600’lerde yükselişe geçmiş, M.S. 900’lerde İspanyollar’ın işgaliyle sona erme sürecine girmiştir. Eski Maya’ların astronomi, matematik, sanat ve mimari gibi alanlarda oldukça başarılı oldukları bilinmektedir. İspanyol işgalinden sonra (1697) kalan son Maya devleti de başkentinin (Chan Santa Cruz) Meksika tarafından işgaliyle ortadan kalkmıştır. (1901)

500 yıl önce İspanyol istilasından kaçarak Lacandona ormanına sığınan 20 bin Maya’dan geriye kalanlar şimdilerde Meksika’nın Lacandona ormanında yüzyıllar öncesinden kalan gelenekleriyle yaşıyor.

Avrupalılar kıtayı keşfettiğinde onlardan kaçan Mayalar’ın çoğu Lacandona ormanına sığınmıştır. O zamanlar Lacandona ormanında 20 bin Maya yaşarken  katliamlar ve salgın hastalıklar yüzünden Lacandonyalıların yüzde 90’ı ölmüş. Geriye bugün 700 kişinin yaşadığı üç köy kalmıştır.

Mayaların  yaşadığı coğrafya

Bugün Maya Uygarlığı hakkında bildiğimiz çoğu bilgi hiyerogliflerin çözümlenmesi ve arkeolojik kazıların yorumlanması sayesinde öğrenildi. Tam olarak yaşamları ya da inançları hakkında bilgi sahibi olmasak da onlar hakkında yüzeysel bir algılama kapasitesine sahibiz.

Bu büyük uygarlığın tepe noktasına, taş alet ve ateş dışında hiçbir savaş aracı olmadan bir orman içerisinde ulaşmış olması da onlar hakkındaki merakımızı artırıyor. Mayalar aktif tüccarlar ve çiftçilerdi. Fasulye ve mısır odaklı çiftçilik için bu zorlu ekin alanında ormanları yakarak temizlemişler ve kendilerine yeni tarım arazileri oluşturmuşlardı. Bu besin kaynakları dışında ticaret ise kakao, yeşim ve benzeri bölgesel kaynakların takası ile sürdürülüyordu. Böylesine vahşi bir doğa içerisinde, insanoğlu için gelişmenin oldukça kısıtlı olabileceği bu alanda Mayalar ticaret merkezleri olarak gelişen şehirlerinde, yaptıkları ticaret ve tarım sayesinde büyük bir uygarlık kurmayı başardılar.

Mayalarda inşaat

İlginizi Çekebilir! Rüzgar Türbini Nasıl Çalışır? İç Yapısı Ve Geleceği

Mayalarda Sanat ve Bilim

Maya Uygarlığında sanatı ve bilimi, modern dünyamızda modern insanlar üzerinde kalıcı bir etki bırakmayı başardı. Heykel sanatı, resim, süslü sunaklar, çok renkli ve hikayeci seramik motifler, obsidyen veya yeşim taşından kült objeleri Mayaların sanat konusundaki başarılarına güzel örneklerden. Bununla beraber Maya sanatını Avrupa sanatından özgün ve farklılaşan bir şekilde kolayca ayırt edebiliyoruz.

Sanatla beraber mimaride, piramitlerin görkemli varlıkları ya da Tikal gibi büyük bir şehrin oldukça düzenli bir planlama ile yaratılmış olması gibi özellikler, Maya Uygarlığının  büyük başarılarına başka örneklendirmeler olarak karşımıza çıkıyor. Sadece tasarımsal anlamda değil mühendislik anlamında da oldukça başarılı bir uygarlıktan söz ediyoruz. Mayalar statik problemler üzerine kafa yorarak yapıların gerilme paylarını hesaplayabilecek kadar gelişkin bir mühendislik bilgisini de sahiptiler.

Mayalarda sanat ve bilim

İzmir Şirince Efsanesi

Mayalar geçmişteki astronomi bilimine olan düşkünlüğü şu an üzerinde konuştuğumuz, Marduk gezegeniyle ve dünyanın yok oluşuyla ilgili kehanetlerin kaynağı olan Mava Takvimi’ni bize hatırlatıyor. Takvim M.Ö. 12 Ağustos 3114 tarihinde başlar ve M.S. 21 Aralık 2012 tarihinde biter. Mayalar 2012’de dünyanın büyük hasarlı depremlerle karşılaşarak, büyük bir tufanla yok olacağına inanırlar. Fransa’nın batısındaki Bugarach ve İzmir’in Selçuk ilçesine bağlı Şirince köylerinin kıyametten etkilenmeyeceği söylentileri de bu inanışı bertaraf etmeye yetiyor.

Maya takvimi şirince efsanesi

Eski Maya Uygarlığının bilime olan düşkünlükleri, muhteşem biçimde inşa edilmiş tapınak, saray ve piramitleri insanoğlunu hayrete düşürecek seviyededir.

Mayalar bilgimiz dahilinde, olasılıkla kauçuk üretimini başlatan, bugün hepimizin olmazsa olmazları arasına giren kakao gibi bir besini yetiştiren, bununla birlikte papaya, aguacate, avakado ve armut gibi bitkileri ilk yetiştiren kültürdü. Bunların yanında karmaşık sayı ve takvim sistemine sahip olmakla birlikte hiçbir zaman fonetik bir alfabe geliştirme konusunda adım atmamış veya tekerleği icat etmeyi denememişlerdi.

Bilimsel olarak ele aldığımızda Mayalar, kendi ihtiyaçlarının ve dönem uygarlıklarının çok ötesinde bir ilericilikle hareket ediyorlardı. Mayaların icat ettiği takvim sistemi, önümüzdeki milyon yıllık süreçleri hesaplayabildikleri, güneş ve ay tutulmaları hakkında oldukça doğru tahminler yapabildikleri çok gelişkin bir bilimsel atılım. Sayı sistemleri sayesinde milyonlarca kişinin düzenli alışverişini sağlamışlar ve sıfır olarak bilinen sayıyı Cebir bilimine kazandırmışlardı.

Maya uygarlığı kalıntıları

Bu Yazımızı da Okumalısınız!Uzun Yaşamın Sırrını Çözen Okinawa Sakinleri

Mekanik anlamda gelişkin aletler tasarlamış olan Maya uygarlığının özellikle mimaride yüksek kalitede ve nicelikte bir iş gücüne sahip olduğu tahmin ediliyor. Çünkü oldukça görkemli olan mimarinin başka türlü ortaya çıkarılabilmesi imkansız. Zaten Mayaların ortalama yaşam süreleri düşünüldüğünde (30-35) bu mimarideki anıtsallığın bedeli ve önemi de Mayaların gözünden daha iyi anlaşılabiliyor.

İnkalar

Günümüzde İnka İmparatorluğu Kolomb öncesi Amerika’nın en büyük ve en verimli uygarlığı olarak biliniyor.Herhangi bir para birimleri veya yasaları olmaması gibi sivil yapılarındaki büyük boşluklara rağmen siyasi ve askeri yapıları güneydeki tüm toplumların ve Mezoamerika medeniyetleri arasında en gelişmişiydi.Kısa bir süre var oldular ama büyük etki yarattılar.

İşgal ettikleri topraklarda karşılaştıkları zorluklara ve bu gibi diğer faktörlere rağmen kendini geliştirebilen olağanüstü bir medeniyetti. Şimdi İnkalar ne zaman yaşadı, İnka ne demek, İnka kabilesi neler yaptı öğreneceğiz.

İnka İmparatorluğu’nun kuruluşuyla ilgili yazılı herhangi bir kaynak yok. Ancak kulaktan kulağa aktarılan tarihi bir hikâyeye göre 4 erkek ve 4 kadından oluşan sekiz kardeşin bir mağaradan nasıl çıktığını biliyoruz.

İnkalar hakkında bilgiler

Erkek kardeşlerden biri olan Ayar Manco, altından yapılmış ince bir asa taşıyordu. Onun değneği nereye değerse insanlar oraya yerleşecekti.Asa nihayetinde Cusco’ya değmişti.Oraya önceden yerleşmiş olan halk karşı koydu ancak Manco’nun kız kardeşlerinden biri ülkenin muhafızlarından birini öldürünce korkup o topraklardan kaçtılar. Böylece kalan Cusco sakinleri de teslim olmaya karar verdi.Altın asalı Manco İnka’nın kurucusu oldu.

İnka Medeniyeti‘nin kuruluşuna dair başka bir hikâye daha var. İmparatorluğu kuranlar Wari’den ve pastoral Tiwanaku’dan gelen mültecilerdi.İnka Medeniyeti kalıntılarını, özellikle inşa ettikleri muhteşem yapıları düşününce bu teori çok daha mantıklı geliyor.

İnkalar ve kalıntilari

İlginizi Çekebilir! Mardin : Güneydoğu Anadolu’nun Kadim Şehri

İnkalar Coğrafya

And Dağları’nda merkezlenen İnka İmparatorluğu, Güney Amerika’nın batısının büyük bir bölümüne yayılmıştı.Peru, Ekvator ve Bolivya’nın bazı kısımları, Arjantin ve Şili’nin ise büyük bir kısmı İnkalara aitti.İnka Uygarlığı coğrafya açısından pek de şanssız sayılmazdı.İmparatorluğun merkezi Cuzco (veya Cuzco), Peru’nun güneydoğusundaki And Dağları’nın yüksek kesimlerinde, deniz seviyesinden tam olarak 34.000 metre yüksekte yer alıyor.

En yakın su kaynağı olan Titicaca Gölü birkaç kilometre uzakta olsa da İnkalar yıkanmak, su içmek ve ekinleri sulamak için suya giden yollar yapmışlardı.

İnkalar

Bu Yazımızda İlginizi Çekebilir!İnsanlığın Ortak Mirası-Dünyanın Yeni 7 Harikası Nelerdir?

Ayrıca İspanyollara karşı savaşırken askeri güçlerini en iyi şekilde kullanmak için topraklarını ve Peru’nun dağlık bölgeleriyle ilgili bilgilerini kullanan hevesli stratejistlerdi.Bereketli Hilal’in güzel coğrafyasıyla Mezopotamya Uygarlığı’nın nasıl geliştiğini de keşfedin.

İnkalar Hükûmet Anlayışı

İnkalar hakkında bilgi edinirken biraz da yönetim konusuna değinelim. Günümüzde Amerika Birleşik Devletleri gibi İnka İmparatorluğu federal bir hükûmet oluşturmuştu. Eyalet sisteminin yaygın olduğu, içte bağımsız dışta bağımlı devletler federal hükûmeti oluşturuyor.

İnka’nın yalnızca dört devleti bulunuyordu. Her bir devlet veya “suyu” en yüksek statüye sahip bir Apu tarafından yönetiliyordu. Aynı terim özellikle saygı duyulan dağları tanımlamak için de kullanılıyordu.

İnkalar uygarlığının yönetin anlayışı

Her Apu, kendi devleti içinde birkaç bölgeyi yönetiyordu. İnka egemenliğinin zirvesindeyken bu tarz 80’den fazla bölgenin var olduğu tahmin ediliyor.

İnka hükûmet modelinin yazılı herhangi bir kanıtı veya kaynağı yok. Tüm bildiklerimiz dönemin İspanyol kaynaklarından geliyor ve bu bilgiler yanıltıcı veya yoruma açık olabiliyor.

Hiyerarşinin en üstünde genellikle dini bir liderle birlikte genel bir lider yer alıyordu. Hemen altında Devlet Konseyi’ni yöneten başbakan benzeri bir yönetici oluyordu.Bu konseyde kendi içlerinde bir hiyerarşiye sahip olan 16 soylu yer almaktaydı. Bazıları daha yüksek bazıları daha düşük rütbeli bu soylular sosyal tabakalaşmayı yansıtıyor.

İnkalar Hayvancılık

İnka Medeniyeti’nde kadınlar da erkekler de hayvanlardan sorumluydu.

İnkalar da hayvancılık

İlginizi Çekebilir! Kuzey Işıkları Nedir? Nasıl Oluşur? Görsel Şölene Hazır Olun

İnkalar Yasaları

İnka Medeniyeti özellikler konusunda daha önce bahsettiğimiz gibi İnkaların yasalarına dair herhangi bir kalıntı bulunamamıştır. Bunun nedeni de muhtemelen sadece üç kurala dayanan katı bir ahlaki yasayı benimsemeleridir:

İnkalar Ekonomisi

İnka İmparatorluğu’nun para kullanmamış ve pazar kurmamış olması çok ilginç. İnsanlar ve topluluklar kendi aralarında takas sistemini kullanıyorlardı. Devlete olan vergilerini ödemek için bireysel olarak veya topluluklar hâlinde imparatorluk için çalışırlardı.Bu işler yollar veya anıtlar inşa etmek, asker olarak hizmet etmek veya koşucu olmayı içerebiliyordu.

İnkalar 8.000 km’den uzun yolları boyunca aralıklarla belli yerlere koşucular yerleştirirdi. Böylece mükemmel bir iletişim sistemi kurmuşlardı. Cusco‘daki bir hükûmet görevlisi uzak bölgedeki bir yetkiliye bir mesaj iletmek istediğinde koşucuları görevlendirirdi.

Mesaj iletmek bir bayrak yarışı hâline gelmişti. İlk koşucu ilk istasyona koşup mesajı iletir ve ikinci koşucu hemen yola çıkardı. Mesaj istenilen kişinin kulaklarına ulaşıncaya kadar bu böyle devam ederdi.

İnkaların tanrı panteonunda şu tanrılar yer alıyordu:

Virakoça (veya Pachacamac): Tüm canlıların yaratıcısı

Pachamama: Virakoça’nın eşi; Tüm dünyanın anası

Inti: Cusco şehrine iyilikle gülümseyen güneş tanrısı. Halkın koruyucu tanrısıydı. Yani kendileri gibi şehirde ikamet ettiğine inanıyorlardı. Bu nedenle Cusco’ya Güneş Şehri deniyordu.

Mama Killa: Inti’nin eşi, Ay ana

Illapa: Şimşek ve gök gürültüsü tanrıçası

Ayar Cachi: Sinir krizleri depremler yaratan öfkeli bir tanrı

Mama Occlo: İnsanlara nasıl medeni olunacağını öğretmiştir; kadınlara örgü örmeyi ve evler inşa etmeyi öğretti.

İnka uygarlığının tanrıları

Manco Capac hem bir tanrı hem de İnka halkının babası olarak görülüyordu. Halka kaynakları nasıl paylaşacaklarını ve birlikte nasıl çalışacaklarını öğretmişti. Ayrıca silahlar yapmayı ve ekinler ekmeyi de ondan öğrenmişlerdi.

Manco Capac’ın gerçek mi kulaktan kulağa aktarıldıkça büyüyen bir efsane mi olduğuna karar vermek çok zor.

Birinin imparatorluğu kurduğu ve liderliği zamanı geldiğinde bir başkasına devrettiği kesin. Bu kişinin Manco olduğu düşünüyor. Ancak kesin kanıtlar olmadan bu efsanenin doğruluğunu bilemeyiz.

İnka Uygarlığı getirdiği yenilikler

İnkalar terasları sayesinde su depolayabiliyordu. İnkalar mühendislik alanında getirdikleri birçok yenilikle diğer antik toplumları da etkiledi.Mesela ekinleri denerken su biriktirip depolamak için yaptıkları zirai teraslar mükemmel yapılardır.Bu zirai teraslar, arazileri sulamanın yanı sıra yaşam merkezlerine tatlı su da getiriyordu. Hatta umumi banyolar bile yapmışlardı.

İnka uygarlığında tarım

İlginizi Çekebilir! Yaşanılacak En Güzel Ülke -Sanki Başka Bir Dünya: Küba

İnka su yollarıyla ilgili en ilginç şey de tıpkı Romalıların su kemerleri gibi kayaları kesip bir araya getirmek yerine sağlam kayaları yontmuş olmaları.Ellerinde herhangi bir metal alet de olmadığını düşününce bu başarılarını kesinlikle takdir etmemiz gerek.

Günümüzde İnka İmparatorluğu Kalıntıları

Avustralya Aborjinleri gibi İnkalar da topraklarını işgal etmeye gelen Avrupalıların getirdiği çiçek hastalığı, grip, kızamık ve tifüs gibi hastalıklara yenik düştü.İspanyol işgalcilerin üçüncü dalgası karaya vardığında nüfusun büyük ölçüde azaldığını görmüşlerdi.

Ancak Machu Picchu gibi muhteşem mimari yapıları günümüze kadar gelebildi. Bu gibi taş yapılarda kim bilir keşfedilmemiş ne gizemler var!

İnka uygarlığı kalıntıları

Venus Gezegeni ve Gökten Gelen Tanrılar

İnka harabelerinde bulunan taş bloklar üzerine işlenmiş takvimler olduğu görülmüştür. Ancak 18.-19. yüzyılda hesaplanabilen bazı astronomik esaslar, 10 binlerce yıl önceye tarihlendirilen bu takvimlerde şaşırtıcı bir doğrulukla uygulanmıştır. İnkaların Venüs takvimi 225 günden, Mars takvimi ise 687 günden oluşur. Bunlar göksel bağlantının şaşırtıcı delillerdir. Zaten İnka inançlarına göre “Tanrı” geldiği yerden uzayın sırrını, yazıyı, tarım bilgisini, sanat ve mimari anlayışı ve daha nice bilginin kullanılma esaslarını da birlikte getirmiştir.

İnkalar , Titinaka bölgesini ele geçirdiklerinde , Tiahuanako geçmişi bilinmeyen, gerçekliği efsanelerle karışmış bir kentti. Son imparator Atahualpa:

“ Hiç kimse bu şehrin kalıntılarından başka bir şey görmedi. Kuruluşu geçmiş çağların karanlığına aittir” diyordu.

Bugün sizlerle tarihin tozlu sayfalarını araladık.Maya ve İnka kültürlerini tanıdık.Nasıl yaşadıklarını, nasıl yönetildiklerini, nasıl bilimde bu kadar geliştiklerini öğrendik.Umarım keyifle okuduğunuz bir yazı olmuştur.Bir sonraki yazımızda görüşmek üzere sağlıcakla kalın…

Eğer Yazımızı Beğendiyseniz, Sosyal Medya Hesaplarınızdan Yazımızı Paylaşarak, Bize Destek Olabilirsiniz

Sende yazılarımız yayınlandığında haberdar olmak istiyorsan. Eee o zaman niye duruyorsun email adresini aşağıdaki kutucuğa yaz😀

Kaynakça:

http://yasintoprak.blogspot.com/2015/05/maya-inka-aztek-uygarliklari.html

1 thought on “İnkalar Ve Mayalar; Dünyanın Merak Ettiği Toplumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

English EN Spanish ES Turkish TR