Türkiye’nin İlk Yerli Araba Macerası: ‘Devrim Arabaları’ Nedir?

devrim arabaları - togg- levtems

Yerli Otomobil TOGG kısa zamanda hayatımıza girecekken, ilk göz ağrımız Devrim Arabaları maceramızdan bahsetmezsek olmaz diye düşündük ve anlamlı bir yazı kaleme aldık. İyi okumalar.

1.İki ya da dört tekerlekli hayvan gücüyle çekilen taşıttır araba.

2.Dört tekerlekli motorlu küçük taşıttır araba.

5 harf 3 hece bir kelime araba.Ama  gelin görün ki  bu  beş harf üç hece bazen hayallere sığmaz oluyor.Bazen bir hayat tarzını,bazen de insanların vazgeçemeyeceği bir tutkuyu anlattıkları kelime oluveriyor. Jaime Lernercar’ın “ Bir araba kayınvalide gibidir. İzin verirseniz hayatınızı yönetir.”sözünden de hepimizin alacağı,anlayacağı bir parça vardır diye düşünüyorum.

En küçük yaşlarda başlıyor aslında halı kenarındaki şeritlerde gidip gelmeler,park yeri oluşturmalar.En lüksü kumandalı arabaya sahip olmak için hayaller kurmalar…

Daha öncesi tenekeden,plastikten,tahtadan arabalar ama mutlu çocuklar…

Günümüzde üretilen bir çok araba için  bir çok farklı model ve özellik var.Yerli ve yabancı üretim hayran olduğumuz arabalar da var. Şimdi biraz yerli üretimin dillere ilk düştüğü zamanlardan, Devrim Arabaları macerasından bahsedeceğiz.

Bir Ülkenin Azim Mücadelesi: Devrim Arabaları

Türkiyenin ilk yerli arabaları

İlginizi Çekebilir! Doğu Akdeniz ‘de Neler Oluyor? Kim Haklı?

16 Haziran 1961. Devlet Başkanı Cemal Gürsel tümüyle yerli üretim bir otomobil yapılmasını emreder ve görevin TCDD işletmesine verildiği bildirilir. O gün orada bulunan 23 mühendis bu emri “Türk insanının makûs talihine karşı bir meydan okuma” olarak algılarlar. En küçük bir tereddüt ya da endişe sergilenmeksizin derhal işe başlanır. Çalışma mekanı olarak Devlet Demiryolları’nın Eskişehir’deki Cer Atölyesi seçilir.

Yepyeni bir heyecan.Küçük de olsa kafalarda bazı soru işaretleri.

TCDD, dönemin en büyük yedek parça fabri-kalarında çalışan yetenekli ve tecrübeli mühendis kadrosuna sahipti. Ayrıca kurumun Genel Müdür Yardımcısı statüsünde olan Emin Bozoğlu, iyi eğitim görmüş ve kendini kanıtlamış bir mühendisti. Toplantının da başkanı olan TCDD’nin Genel Müdür Yardımcısı Emin Bozoğlu, Ulaştırma Bakanlığı’ndan verilen yönergede öncelikle yapılacak olanın, ordunun binek araca olan ihtiyacının karşılanması olduğu belirtildi. Bu amaç için TCDD İşletmesi’ne 1.400.000 TL ödenek ayrıldı. Toplantının yapılmasının ardından arabanın teslim tarihi 29 Ekim 1961 tarihi olarak belirlendi. Bu da toplantının ardından mühendislerin 4,5 ay gibi kısa bir süresi olduğu anlamına geliyordu. Bazı mühendisler sürenin yetersizliğinden şikâyetçi olurken bazıları ise bu arabanın yapılabileceğine inandı. İşte Devrim Arabaları serüvene böyle başladı.

Türk Tarihi İçinde Bir “Devrim” Olacaktı

Aslında hepimiz yeni bir yola girerken, yeni bir şey denerken acaba diyerek çıkarız yola. Ya da önce olumsuzluklar gelir yerleşir en rahat koltuğa. Çayın tadını beğenmez, yemeklerden keyif almaz, kahveye de burun kıvırırlar.

Bu projede mühendislerin çıkmaza düştüğü en büyük soru ise şuydu: “Motoru, kaportası ve bütün mekanik özellikleri Türk malı bir araç, böyle sınırlı bir zaman diliminde nasıl yapılabilir nasıl yetiştirebilirdi?” Bu yerli araba fikri ülkeyi adeta bölmüştü. Yerli Türk aracı ” Devrim Arabaları ”yapılması halinde bu olay Türk tarihi içinde bir “Devrim” olacaktı.

Türk Tarihinin Devrimi : Devrim Arabaları

levtems- devrim

İlginizi Çekebilir! DOĞADAN İLHAM ALAN TEKNOLOJİLER

15 Mayıs 1961’de Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel tarafından Otomotiv Endüstri Kongresi açıldı. Cemal Gürsel açılış konuşmasında şunları söyledi:

…Tarımı da yenileyeceğiz, ama sadece ot satarak bir şey elde etmek mümkün değil! Bir gemi dolusu pamuk karşılığında zar zor 7-8 otobüs alabiliriz. Bir gemi dolusu pamuğu kaldırmak için ne kadar çaba harcamanız gerektiğini bilmektesiniz. Bu nedenle sanayi gereklidir. Dengeli bir tempo ile sanayileşmeliyiz. Bu kesin bir gerekliliktir. “Sektörümüz yok mu?” Evet var, ama öyle dağınıklar ki hepsi bir yönde çalışacak şekilde düzenlenmeli. Otomotiv endüstrisi söz konusu olduğunda, modern bir ülke kendi ulaşım araçlarını üretmelidir. Günümüz dünyasında ulaşım araçları ekonomide önemli bir yer tutmaktadır. Kendi ulaşım araçlarımızı üretmeliyiz, kendi araçlarımızla taşınmalıyız. İlk olarak, bazı parçaları yapmak zorundayız; sonra, iyileştirme ile bunların% 70-80’ini oluşturmalıyız. Bazı insanlar Türkiye’de otomobil üretmenin imkansız olduğunu söylüyor. Bu düşünce kara zihinlerin ürünüdür. Türkiye’nin de bizi bu şekilde teşvik eden birçok sanayi kolu var …

Kongreden sonra Gürsel, ülkenin gereksinimlerini karşılayan bir prototip motor ve otomobil üretme talimatını verdi. Bu prototipler zamanın en iyi arabalarıyla karşılaştırılacak, eksiklikler tespit edilecek ve Türkiye’de mümkün olan en iyi otomobili üretmek için proje geliştirme çalışmaları yapılacaktır.

Bir şeyler değişiyordu,gelişiyordu,farklılık vardı.İnananlar tarafında her şeyin bir oluru vardı,zamana rağmen…

İnanç,azim,yoklukla sarmaş dolaş bir  başarı öyküsü.. Devrim Arabaları .

Devrim Arabaları Yapım Aşamaları

Mühendisler, öncelikle arabanın yapılması için uygun bir atölye bulmak zorundaydı. 16 Haziran 1961 tarihinde yapılan toplantıda çalışmalar için en uygun yer olarak günümüzde TÜLOMSAŞ olarak bilinen Eskişehir Demiryolu Fabrikaları dökümhanesi kullanıldı. Çalışmalara diğer otomobil tipleri ve teknik özellikleri araştırılarak başlandı. Daha sonra arabanın tipi, boyutu, şanzımanı vb. öteki yedek parçalar, tasarlanması ve en son imal edilmesi planlandı.

Eskişehir’e arabanın yapılacağı atölyenin hazırlanması için haber gönderildi. Ayrıca otomobil sahibi olan kişilerin 19 Haziran’da Eskişehir’de bulunmaları istendi. Dökümhanenin zemini tamamıyla sac levhalarla kaplandı. Atölyenin kapısına bir de levha asıldı, levhada arabanın teslimine kaç gün kaldığı yazıyordu. Her gün levhadaki gün sayısı değiştiriliyordu. Atölyede bir vinç, bir toplantı masası, birkaç takım alet, araç ve gereç bulunmaktaydı. Toplantı masası olarak bahsedilen masada, bazen çay içilir tartışmalar yapılır bazen de dinlenme ve çalışma masası olarak kullanılırdı. 

Projenin “Yönetim Grubu” şu isimlerden oluşmaktaydı;

  1. Ekip, Genel Müdür Yardımcısı Emin Bozoğlu başkanlığında,
  2. Fabrikalar Dairesi Başkanı Orhan Alp,
  3. Cer Dairesi Başkanı Hakkı Tomsu,
  4. Cer Dairesi Başkan Yardımcısı Nurettin Erguvanlı,
  5. Eskişehir Demiryolu Fabrikaları Müdürü Mustafa Ersoy,
  6. Adapazarı Demiryolu Fabrikası Müdürü Celal Taner,
  7. Ankara Demiryolu Fabrikası Müdürü Mehmet Nöker’e ek olarak iki de emekli subay.

Yönetim grubunun ardından teknik eleman seçimi başladı. Bu elemanlar, tasarım, motor-şanzıman, karoseri, süspansiyon ve fren, elektrik donanımı, döküm işleri, satın alma işleri ve maliyet hesapları gruplarından oluşmaktaydı.

Sonu Beklenildiği Gibi Olmadı

 yerli araba mühendisleri-levtems

İlginizi Çekebilir! Sensör Nedir? Arabaların Duyu Organlarını Biliyor Musunuz?

Program son derece sıkıydı; Bununla birlikte, ikisi krem diğer ikisi siyah siyah renkli dört araba tamamlanabildi. Devrim Arabaları Cumhuriyet Bayramı kutlamaları için Ankara’ya gönderildi. Siyah arabanın cilası Ankara trenindeyken yapıldı. Kömürle çalışan lokomotifin bacasından çıkacak kıvılcımların yaratacağı güvenlik tehdidi sebebiyle araçlara sadece manevra yapabilecek kadar benzin konmuştu. Motor performansını arttırmak için sıkıştırma oranı artırıldığından, motorları motor vuruntusu olmadan çalıştırmak için yüksek oktanlı benzin gerekiyordu. Yüksek oktanlı benzin o zamanlar sadece Ankara’da mevcuttu. Kutlamalar gününde, Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel tören için yakıt ikmali yapılmadan önce siyah araca bindi. Yaklaşık yüz metre ilerledikten sonra araç durdu. Sonra Başkan siyah arabadan indi ve arkada (daha önce benzini doldurulmuş olan) krem ​​renkli arabaya bindi ve onunla Anıtkabir’e gitti. İki araba daha sonra törensel koşuları sorunsuz tamamladı. Ertesi gün gazete manşetleri ” Devrim Arabaları 100 metre gitti ve durdu.” şeklinde yazılmıştı ve araba uzun yıllar alay konusu oldu.

Devrim Arabaları asla seri üretilmedi, çünkü arabalar prototip olarak üretildi ve üretim süreci iyi belgelenmedi. Üretim aşamasından kalan sadece birkaç teknik çizimdi. Başka bir olası neden, 1961 yılında Türkiye’deki otomobillere olan sınırlı talepti ve bu da yeni bir otomobil markasının seri üretim, dağıtım, bayilik hizmetleri, bakım hizmetleri ve yedek parça üretimini mümkün bir şekilde gerçekleştirmeyi zorlaştırdı.

İlave Olarak

Bununla birlikte, İstanbul’daki Otosan fabrikası 1959 yılında Ford Motor Company ve Koç Holdingin ortak girişimi olarak kuruldu ve Türkiye’nin ilk seri otomobil markası Anadol, 1966’da Anadol A1’in seri üretimine başladı.

Devrim Arabaları ” azmin ve birbirine inanan insanların neleri başarabileceğini gösteren, bu topraklarda yaşanmış bir başarı öyküsüdür… Hikâye, bu aracı üretme görevini üstlenmiş 23 mühendisin kariyerlerini ve aile hayatlarını riske atarak girdikleri bu üretim macerasında zamanla, yoklukla, politikayla, karşılarına çıkan sayısız engelle mücadelelerini anlatır. Aslında anlatılan bir inanç ve azim öyküsüdür.

Sende yazılarımız yayınlandığında haberdar olmak istiyorsan. Eee o zaman niye duruyorsun email adresini aşağıdaki kutucuğa yaz😀

5 thoughts on “Türkiye’nin İlk Yerli Araba Macerası: ‘Devrim Arabaları’ Nedir?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir